Göbeklitepe’nin Bulunuşu

0
58
views

Şanlıurfa il merkezine 22 km uzaklıkta bulunan Örencik köyü yakınlarında yer alan Göbeklitepe’nin bulunuşu ses getiren bir gelişme olmuştur. Dünyadaki en eski kült yapılar topluluğu burada bulunuyor ve yapıların benzerliği T biçimindeki 10 veya 12 dikilitaşın yuvarlık planda çizilmiş olması ve taş duvar ile örülmüş olmasıdır. Yapının ortasında yer alan büyük boylardaki iki dikilitaş da karşılıklıdır. Dikilitaşların üzerinde insan eli ve kolu, hayvanlar ve farklı semboller kabartılarak ve oyularak işlenmiştir. Motifler yoğundur ve her birinin verdiği bir mesaj vardır.

Dikilitaşlar Üzerindeki Kabartmalar

Göbeklitepe’nin bulunuşu sonrasında dikilitaşlarda en fazla görülen motifler boğa, yaban domuzu, tilki, yılan, yaban ördeği ve akbaba gibi hayvanlardır. Göbeklitepe, yerleşim yerinden ziyade bir kült merkezi olarak tanımlanır. Kült yapıların avcı grupları tarafından inşa edildiği tahmin ediliyor ve çevresindeki gelişmiş ve derinlik kazanmış bir inanç sistemi olduğuna inanılıyor. Bu yüzden de Göbeklitepe’nin en erken kullanımının Çanak Çömleksiz Neolitik Çağı’nın A evresine yani günümüzden 11.600 yıl öncesine dayandığı tahmin ediliyor.

Göbeklitepe’nin anıtsal yapılarının da Paleolitik Çağ’a kadar uzandığı ve epipaleolitike kadar giden geçmişe sahip olduğu düşünülüyor. Kazılarda ortaya çıkan anıtsal mimari, Göbeklitepe’yi özel kıldı ve UNESCO tarafından 2011’de Dünya Mirası geçici listesine eklendi. 2018’de ise kalıcı olarak listeye girmeyi başardı.

Göbeklitepe’nin Konumu

Göbeklitepe’nin olduğu yerde bir yatır bulunduğu biliniyor ve bu nedenle yerel olarak birçok kişinin Göbeklitepe Ziyareti yaptığı bilinen konum, 1 km uzunluğunda kireç taşının plato üzerinde 15 metre yüksekliktedir. Plato üzerinde kült yapılar dışında taş ocakları ve işlikleri bulunur.

Göbeklitepe’nin bulunuşu ve buluntuların ortaya çıkarıldığı alanda sel yatağı bulunuyor. Hafif çökmeler de bulunan bu yer kırmızı toprak yükseltiler gurubudur. Tepe üzerinden bakıldığında Toros Dağları ve Karacadağ, batıya doğru bakıldığında ise Şanlıurfa platosu görülebiliyor. Güney’de ise Suriye sınırına kadar olan Harran Ovası görülüyor. Göbeklitepe’nin bu kadar geniş bir bölgeyi görebilmesi de bu yeri özel kılan diğer sebeplerden biridir. Kült yapıların inşa edilmesi için bu konumun seçilmesinde geniş bir yerin görüş açısında olması da etkili olmuştur.

Göbeklitepe’de Araştırmalar ve Kazılar

Göbeklitepe’de 1963 yılında İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi ortak bir araştırma yürütmüş ve o sırada tespit edilmiştir. İnsan eliyle yapıldığı kesin olan kırık çakmak taşı döküntüsüyle kaplı olan tepeler fark edildi. Yüzey araştırmaları sonucu Biris Mezarlığı ve Söğüt Tarlası gibi bölgenin önemli yerleşim yerlerinden biri olduğu düşünüldü. Kazı çalışmaları da 1995 yılında Şanlıurfa Müzesi başkanlığında yürütülmüştür. Bu çalışmalarda dört tabaka vardır. İlk tabaka yüzey dolgusudur ve ikinci dolgu ise dikilitaşlı köşeli yapılardır. Bir diğer tabaka olan ikinci A tabaka, yuvarlak ve oval yapıları oluşturur. Burası ara tabaka olarak değerlendirilir.

CEVAP VER
Please enter your comment!
Please enter your name here